20 MİLYON KÜRT MÜ?
120 MİLYON TÜRK MÜ?
Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN
Türkiye’de son
yıllarda bir Kürt gerçeği tartışması sürekli olarak gündemde tutuluyor ve
giderek de tırmandırılıyor. Sanki başka bir gerçeklik yokmuş gibi ülkemizin gündemi
sürekli olarak bu gerçeklik tartışmasına kilitleniyor ve bunu bir sorun olarak
Türkiye’nin karşısına çıkartanlar belirli bir doğrultuda çözüm talebi ile öne
geçerek Türkiye’yi bir yerlere doğru çekmek istiyorlar. Aslında bu bölgede
kendi çıkarlarına uygun yeni bir siyasal ve ekonomik düzen kurmak isteyenler
normal koşullarda Türkiye’yi tehdit eden bir yaklaşımı ya da projeyi açıkça
dile getiremedikleri için kendi çıkarları doğrultusunda Türkiye’nin var olan
siyasal yapısını bozacak bir doğrultuda yapay bir Kürt sorunu yaratıyorlar ve
daha sonra da bunun bir gerçeklikmiş gibi kabul edilmesi için Türk kamuoyuna
sunuyorlar. Nereden bakılırsa bakılsın tam bir emperyalist saldırı senaryosunun
gündemde olduğu anlaşılmaktadır.
Türkiye
Cumhuriyeti bir ulusal kurtuluş savaşı sonrasında kurulmuş ulusal bir
devlettir. Yüzyıllarca Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları çatısı altında
yaşamış olan çeşitli etnik, dinsel ve kültürel topluluklar bin yılı aşkın bir
süredir beraberce yaşamanın getirdiği komşuluk ve dayanışma ilişkileri
çerçevesinde beraberce yaşarlarken, batılı emperyalist güçlerin bu bölgeye
saldırmaları sonrasında her iki imparatorluk da sona ermiş ve tarihe geçen bölgesel egemenlik düzeni geride kalmıştır .Yirminci yüzyılın
başlarında imparatorluk sonrasında ortaya çıkan otorite boşluğu alanı Kuvayı Milliye hareketinin zafere ulaşması
sayesinde bir ulus devletin kurulması ile
doldurulmak istenmiştir .Osmanlının Orta Doğu topraklarının İngiliz ve
Fransız askerleri tarafından işgal
edilmiş ve benzeri bir girişim imparatorluğun merkez toprağı olan Anadolu’ya
yönelince ulusal kurtuluş savaşı buna izin vermemiştir .
Anadolu’da
yaşayan bütün etnik unsurlar ve dağılma sonrasında komşu bölgelerden gelen Türk
ve Müslüman halkların Atatürk’ün ulusal
önderliğinde birleşmesi üzerine ,Kuvayı Milliye hareketi tam bir ulusal
kurtuluş savaşına dönüşmüş ve kısa
zamanda bağımsız devlet kurulabilmiştir. Kurtuluş savaşı sırasında Türkmenler,
Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar, Pomaklar ,Tatarlar ve benzeri çeşitli etnik grup ve kökenden gelen insanlar
Türk kimliğine yönelen bir devlet kurmak üzere yola çıkmışlar ve Türk kimliğini
bir üst kimlik olarak kabül ederek yeni oluşan ulus devletin eşit koşullarda
vatandaşları olmuşlardır .Hiç kimse savaş sırasında ve sonrasında “Sen Türk müsün,Kürt müsün ya da Çerkez
misin” diye birbirine sormamış ve zaman
içinde kaynaşarak çağdaş bir ulusun ortaya çıkması sağlanmıştır .Aradan geçen
seksen beş yıldan sonra bu beraberlik bozulmak istenmekte ,imparatorluk
sonrasında kurulmuş olan ulus devletin yıkılması sağlanarak ,Kürtlere ayrı bir
devlet kurdurularak bölgesel bir federasyon planı emperyalizmin güdümünde
gerçekleştirilmek istenmektedir.Böylesine bir emperyalist projenin
gerçekleştirilebilmesi için Kürt kartı kullanılmak istenmektedir .Sahte
gerekçeler ve yalanlara dayanılarak işgal edilen Irak’ta dış destekle
oluşturulmuş bir kukla devlet Büyük Kürdistan’ın çekirdeği haline getirilerek
resmen bir bağımsız Kürt devletinin ilan
edilebilmesi için her yol denenmektedir .
Bölgede çok
uluslu ve çok parçalı bir federasyon kurmak isteyen emperyalizm ve Siyonizm,
Kürt kartı ile bölgenin dört devletinin parçalayabilmenin çabası içindedir. Savaş
sırasında oluşturulan istikrarsızlıktan
yararlanılarak Kuzey Irak’ta ilk adım atılarak bu bölgeden desteklenen terör
olayları ile İran, Suriye ve Türkiye de bölünmek istenmekte ve dört ülkenin
arasına bir Büyük Kürdistan devletinin
oturtulması hedeflenmektedir. Bu
doğrultuda PKK terörü Kuzey Irak
üzerinden diğer üç devletin istikrarını bozmakta ve yeni bir siyasal
yapılanmaya giden yolu açmaktadır . Küçük Kürt devleti istenmemekte, bir Büyük
Kürdistan kurulmağa çalışılırken, yirmi milyonluk bir devlet yapısı oluşturulması
hedeflenmektedir. Kürdistan’a yirmi milyonluk nüfus yaratılması için Kürt
aileleri para ile desteklenerek fazla çocuk yapmaları sağlanmakta, bölgeye
yayılmış olan Kürt aşiretleri bir araya getirilerek Büyük Kürdistan devleti
İran ile Türkiye’nin arasına bir yabancı unsur olarak sokulmak istenmektedir
.Selçuklu İmparatorluğu sırasında tek bir devlet çatısı altında yaşamış olan
Türkiye,İran,Irak,Suriye ve Azerbaycan’ın bir araya gelerek emperyalizme karşı
bir dayanışma düzeni içinde karşı çıkmasını önlemek isteyenler, Büyük
Kürdistan’ı bir Hıristiyan devlet olarak kurarak, bölgenin Türk ve Müslüman
halklarının tek ve büyük bir devletin çatısı altında bir araya gelmelerini
önlemeye çalışmaktadırlar. Hıristiyan Kürdistan, İsrail ile Ermenistan arasında
bir köprü olarak bölgenin Müslüman halklarını bölecek ve nüfusunun büyük çoğunluğu
Türk asıllı olan İran, Türkiye ve Azerbaycan’ın
arasına kara kedi gibi girerek Osmanlı ya da Selçuklu dönemlerinde
olduğu gibi bir Türk ve Müslüman
kimlikli bölgesel yapılanmayı önleyecektir. Bunun için yirmi milyonluk
Hıristiyan Kürdistan’ın yeterli olacağı
düşünülmektedir.
Günümüzde
Türkiye’nin nüfusu 75 milyondur ve bunun en az 60 milyonu Türk kimliğini kabül etmektedir.
İran’ın nüfusu 80 milyona yaklaşmaktadır ve yirmiden fazla Türk kökenli topluluğun
yaşadığı bu ülkede 50 milyonluk bir kitle, yani nüfusun yaklaşık üçte ikisi
Türk kimliğini temsil etmektedir. Kuzey’de Azerbaycan’da I0 milyonluk bir Türk
nüfus yaşamaktadır. Ayrıca, Suriye ve Irak’ta da Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerinden kalma 10 milyona yakın bir Türkmen nüfus hala yaşamaktadır.
Irak’taki Şiilerin büyük çoğunluğu Türkmen olmasına rağmen sanki hiç Türk
yokmuş gibi suni bir hava yaratılmaktadır. Emperyalizmin bu bölgedeki ülkeleri
bölmesi nedeniyle 120 milyon Türk günümüzde dünyanın jeopolitik merkezinde beş
ayrı devletin sınırları içinde yaşamaktadır. Emperyalizme karşı, bölgedeki 120
milyon Türk nüfusun öncülüğünde beş ülke bir araya gelirse, dünyanın merkezi
coğrafyasına hiçbir güç giremez. Bunu engellemek için hem Türkleri ayrı
devletlerde yaşamaya mahkûm ediyorlar hem de bunların arasına yapay bir devlet
olarak 20 milyonluk Büyük Kürdistan’ı oturtarak bölge devletlerinin birleşmesinin
önüne geçmeğe çalışıyorlar. Gelecekte ya bu bölgenin 120 milyon Türk’ü bir
araya gelerek büyük bir devlet çatısı altında birleşecekler ya da emperyalizm
20 milyonluk Büyük Kürdistan projesi ile bölgedeki birleşmeyi önleyerek
dünyanın merkezine egemen olacaktır. Yazımızın başlığındaki soruyu yeniden
soruyoruz: 20 milyon Kürt mü, yoksa 120 milyon Türk mü? Umarız Kürt
kardeşlerimiz bu tablonun farkına varırlar ve emperyalizm ile birlikte hareket
etmekten vazgeçerler. Ulusal kurtuluş savaşı günlerinde olduğu gibi Kürtler
gene Türkler ile beraber hareket ederlerse bu bölgede emperyalizm ikinci kez
geri püskürtülebilir. Kürt kardeşlerimiz bu kararlılığı gösterirse mesele kalmaz,
gösteremezlerse 120 milyon Türk ortak hareket etmeğe başlayabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder