ANKARA KALESİ (005)
ULUS
MEYDANINDAN TÜRK ULUSU’NA
Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN
Türk ulusu başkent ankara’nın merkezinde yer alan ULUS meydanından
tarih sahnesine çıkmıştır .Ulusal kurtuluş savaşı öncesinde bir orta
Anadolu kasabası konumunda olan
Ankara’nın , Sivas Kongresi kararları doğrultusunda yeni başkent olarak seçilmesinden sonra ,bu
kentin orta yerindeki bir okul binası
meclise dönüştürülmüş ve bu mecliste
toplanan Türk ulusunun temsilcileri , Anadolu yarımadası üzerinde Türkiye adını taşıyan bir devlet kurduklarını
bütün dünyaya ilan etmişlerdir . Kentin merkezi
alanının hemen yanıbaşında yaşanan bu önemli gelişme , Ankara’yı yeni devletin merkezi konumuna getirdiği gibi
, ortadaki meydanın adının değişmesine neden olmuş , bu meydana önceleri Hakimiyeti Milliye adı verilmiş ama devletin kurulmasından
sonmra Türk dilinin resmen ele alınması üzerine yepyeni bir kavram olarak ULUS
adı benimsenmiştir . Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bu çalışmalardan
sonra Ankara’nın merkezi alanı resmen ULUS MEYDANI olarak adlandırılmıştır .
Türkiye
Cumhuriyeti devleti bir ulus devlet olarak kurulurken ,devletin merkezi olan
kentin orta yerindeki meydanın
yanıbaşında Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanarak Türk
devletinin kuruluşunu bütün dünyaya ilan ediyordu . Bu nedenle , Türk
ulusu tarih sahnesine bir ulus devletle çıkarken , aslında ULUS meydanından bir
yeni doğuş gerçekleşiyordu . Alaati’inin lambasınmdan devin ortaya çıkışı gibi
, Türk ulusu da ULUS meydanından dünya sahnesine çıkış yapıyordu . Bu nedenle , Türkiye Cumhuriyetinin uluslararası
hukuka göre kurulduğu yler ULUS meydanıdır Bu meydanın kenarındaki eski bir
okul binası meclise dönüştürülerek , millet temsilcileri ile bu
binada Türk ulus devletinin resmen
açılışı yapılıyordu . 23 Nisan I923 Cuma günü , Hacıbayramda kılınan öğle
namazından sonra bütün temsilciler
ULUS meydanının yanıbaşındaki binaya gelerek
, Kuvayı Milliye’nin önderi olan Mustafa Kemal’in Türkiye Büyük Millet Mleclis’ini açış
konuşmasını dinliyorlardı . Meclis’in açılydrığı gün aslında Türk devletininde kuruluş anı
oluyordu ,çünkü İstanbul’daki eski
devlet Sevr Antlaşması ile teslim olduğu için , ülke bir yılı aşkın bir süre devletsiz
kalmıştı . Atatürk’ün Samsun’a çıkışı üzerine
gündeme gelen Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra Ankara’ya gelmesi üzerine , yeni devlet bir
Türk devleti olarak başkent Ankara’da kuruluyor ve ULUS meydanının yanıbaşında bir Türk ulus devleti resmen oluşturulurken , aslında
Türk Ulusu’da modern anlamıyla tarih
sahnesine çıkıyordu . Lambadan çıkan devin tekrar lambaya sokulamaması gibi bir durum böylece
gerçekleşiyor ve devletin kurucusunun söylediği
gibi sonsuza kadar yaşayacak Türkiye
Cumhuriyeti Türk Ulusu’u ile beraber tarih sahnesindeki yerini alıyordu .
ULUS
meydanı devletin kurulduğu ve Türk
ulusunun tarih sahnesine çıktığı yer olmasına rağmen yıllar geçtikce geride kalmış ,başkent
Ankara Yenişehir doğrultusunda
gelişmeler gösterirken , ULUS meydanı tarihi kale bölgesi ile beraber
ilgisizliğe uğramış ve kent yaşamındaki merkezi konumunu yitirmiştir .
Sümerbank ve İş Bankası gibi binalar
meydanın yanıbaşında bakımsız kalmışlar
, kapitalist sistemin giderek yaygınlaşması üzerine meydanın bütün çevresini çarşı ve Pazar
konumunda rant tesisleri kaplamışlardır
. Bugün ULUS meydanının görünüşü içler
ac ısı bir durum göstermekte , tıpkı Türkiye Cumhuriyeti gibi sahipsizliğe
terkedilmiş görünmektedir .Ankaralılar bu duruma çok üzülmekte , Türk ulusunun
tarih sahnesine çıktığı alanının piyasa
koşullarında rant tesislerine terk edilmesine karşı çıkmaktadırlar . Şimdiye
kadar gelmiş olan Belediye yönetimleri de kentin yeni gelişme alanlarına
öncelik verdikleri için ,Bir tarih kenti
olan eski Ankara ilgisizliğe terkedilmiş ,hele yaşayan cumhuriyet rejiminin
kuruluş yeri olan ULUS meydanı ile hiç
yakından ilgilenilmemiştir . Kentin son
dönem Belediye yönetimi ise , sürekli olarak rant getiren inşaat ve ihale
işlerine öncelik verdiği için bu tarihi bölge ve kültür mirası ile hiç yakından
ilgilenmemiş tarihi ULUS bölgesini köhne görünümü ile piyasa koşullarına
terketmiştir .
Türkiye
Cumhuriyetinin bitirilmeğe çalışıldığı bugünlerde , bu ulus devleti kurmuş olan
Türk Ulusunun yeni bir tarihi çıkış
yapmasına gerek vardır . Ancak böylesine bir çıkış ile Türk Ulusu , ulusal varlığını koruduğunu ve
bunu geleceğe dönük olarak
sürdüreceğini ortaya koymalıdır .
Türk toplumunun bütün ulusal demokratik kuruluşları ve ülkemizde görev yapan
tüm meslmek kuruluşlarının biraraya gelerek , ULUS meydanında toplanarak dünya kamuoyuna ulusal bir seslenişte bulunmaları gerekmektedir .
Dünyanın merkezi coğrafyasında yer alan Anadolu yarımadası , Türklüğün onbin yıllık
tarihinin günümüzde yaşatıldığı yer olarak ,Türk devletine ev
sahipliği yaparken ,Türk ulusu da egemen bir varlık olarak devletine sahip
çıktığını tüm dünyaya ULUS meydanından
haykırmalıdır . Tarih sahnesine ULUS meydanından çıkan modern Türk ulusu ,
yüzyıla yakın bir süre sonra gene aynı meydandan dünyaya seslenerek ,
emperyalist güçlerin Türk ulusal varlığına son verme girişimlerine karşı çıktığını ve gerekirse tıpkı Kuvayı Milliye
günlerinde olduğu gibi Misakı Milli sınırları içinde yaşayan Türk ulusunun bütün fertleriyle hiç
bir ayırıma gitmeden tek bir vücut halinde birleşerek milli mücadeleye devam edeceğini
herkese duyurmalıdır . Eski
Meclis binasında toplanacak bir bir
ulusal kurultay , bütün milli demokratik kuruluşların temsilcileriyle biraraya
gelmeli ve Türk ulusunun her türlü ayırımın ve altkimlikçiliğin ötesinde ulusal varlığını sürdürmeğe kararlı
olduğunu tüm dünyaya açıklamalıdır .
Bu
doğrultuda ULUS meydanı yeniden düzenlenmelidir . İş Bankası binası bir ekonomi
müzesine dönüştürülürken , Sümerbank binası da
mlli sanayi müzesi olarak kamuoyunun ilgisine açılmalıdır . Atatürk
heykelinin arkasındaki çarşı binaları
ise hemen kamulaştırılmalı ve bu
alana bütün ulusal kuruluşların kullanabileceği ,gerekirse merkezlerini
taşıyabileceği bir büyük ULUS EVİ
projesi devletin öncülüğünde
yapılmalıdır . Anafartalara kadar uzanan alan üzerinde geniş bir
yapılanma çerçevesinde yer alacak ULUSEVİ projesi , Türk ulusunun tarih sahnesine
çıktığı alan olan ULUS meydanınını ölümsüzleştirecek ve gelecek kuşakların bu alandaki Türk ulusal varlığını izlemesini sağlayacaktır . Ankara
Palas’ın devlet konukevi olarak
değerlendirilmesi son derece doğru bir uygulama olmuştur .Şimdi ikinci aşama
olarak bu binanın üst kısmındaki çarşı
alanının yıkılması ve bunun yerine büyükçe bir ulusal kültür sarayının
yapılması gerekmektedir . Böylesine büyük bir
kültür merkezinin binalarını ve salonlarını kullanacak olan milli
demokratik kuruluşlar ya da ulusal kültür kurumları , emperyalizmin desteği ve
finansmanı ile Türk ulusalvarlığını yoketme doğrultusunda çalışmalar gösteren
dışa bağımlı ve emperyalizmin Truva atı konumundaki sivil toplum kuruluşlarına
karşı yeni bir ulusal dengenin kamuoyuna
yansımasını sağlayacaktır . Atatürk heykelinin etrafını saran meydan daha da genişletilmeli ve ulusal doğrultudaki mitinglere yüzbinlerin katılmasını sağlayacak yeni bir
yapılanma ile ULUS meydanı gerçek
büyüklüğüne kavuşturulmalıdır .Milli günlerde Türk ulusunun temsilcileri ve
milli demokratik kuruluşlar bu meydanda
toplanarak Türk ulusunun sesini bütün dünyaya duyurabilmelidir . Türk
ulusu tarih sahnesine çıktığı ULUS
meydanında her zaman varlığını gösterebilmeli ve sesini dünyaya
duyurabilmelidir . Bu meydan Türk ulusu
ile bütünleşmeli ve ulusal varlığın toplanma yeri olarak , Türk devletinin bir
anlamda yaşam merkezi olmalıdır .
Ankara
Belediyesinin ULUS projesini hayata
geçirmeğe hazırlandığı bu aşamada , meydanın altından tünel açmakla bu işin
bitmeyeceğini söylemek gerekir . ULUS
meydanının altı kadar üstü de değerlidir . Tünel inşaatlarıyla meydanın altında yeni rant tesisleri aranacağına ULUS meydanının tarihi anlamının
bugün ulusal kamuoyuna daha fazla
yansımasını sağlayacak yeni yapılanmalara
öncelik vermek gerekmektedir .
Atatürk heykelini çevreleyen
çarşıların bütünüyle kaldırılması , ULUSAL KÜLTÜR MERKEZİ ile ULUS EVİ projelerinin meydanı çevreleyecek
biçimde bir an önce yapılması zorunludur . Bu tür ulusal ve kamusal alanlarda
bir araya gelecek Türk ulusunun fertleri ve kuruluşları , Türk ulusal
varlığının daha etkin bir biçimde sürdürülmesini sağlayacak ve yeni dönemin ulusal kurtuluş ve
varoluş mücadelesini , gene ULUS meydanı
üzerinden yürütme şansını elde edebileceklerdir . Tarih sahnesine ULUS meydanından çıkan Türk ulusu gene aynı meydan
da varolma mücadelesini yepyeni biryapılanma doğrultusunda sürdürebilecektir .
Aünkara Belediyesinin önce bu gerçekliği bilmesi ve yerin altından önce yerin
üstüne öncelik vermesi gerekmektedir
.Ancak böylesine bir yaklaşımla Türk
ulusu ,başkent Ankara’daki ulus devletini yaşatırken gene ULUS meydanında
biraraya gelerek varlığını
tazeliyebilecektir .

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder