4 Haziran 2018 Pazartesi

ANKARA KALESİ (005) "ULUS MEYDANINDAN TÜRK ULUSU’NA" Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN

ANKARA KALESİ (005)
ULUS MEYDANINDAN TÜRK ULUSU’NA
Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN

    Türk ulusu  başkent ankara’nın merkezinde yer alan ULUS  meydanından  tarih sahnesine çıkmıştır .Ulusal kurtuluş savaşı öncesinde bir orta Anadolu kasabası  konumunda olan Ankara’nın , Sivas Kongresi kararları doğrultusunda  yeni başkent olarak seçilmesinden sonra ,bu kentin  orta yerindeki bir okul binası meclise dönüştürülmüş ve bu  mecliste toplanan Türk ulusunun temsilcileri , Anadolu yarımadası üzerinde  Türkiye adını taşıyan bir devlet kurduklarını bütün dünyaya ilan etmişlerdir . Kentin merkezi  alanının hemen yanıbaşında yaşanan bu önemli gelişme , Ankara’yı  yeni devletin merkezi konumuna getirdiği gibi , ortadaki meydanın adının değişmesine neden olmuş , bu meydana önceleri  Hakimiyeti Milliye   adı verilmiş ama devletin kurulmasından sonmra Türk dilinin resmen ele alınması üzerine yepyeni bir kavram olarak  ULUS  adı benimsenmiştir . Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bu çalışmalardan sonra  Ankara’nın merkezi alanı  resmen ULUS MEYDANI  olarak adlandırılmıştır .
          Türkiye Cumhuriyeti devleti bir ulus devlet olarak kurulurken ,devletin merkezi olan kentin orta yerindeki meydanın  yanıbaşında Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanarak  Türk  devletinin kuruluşunu bütün dünyaya ilan ediyordu . Bu nedenle , Türk ulusu tarih sahnesine bir ulus devletle çıkarken , aslında ULUS meydanından bir yeni doğuş gerçekleşiyordu . Alaati’inin lambasınmdan devin ortaya çıkışı gibi , Türk ulusu da ULUS meydanından dünya sahnesine çıkış  yapıyordu . Bu  nedenle , Türkiye Cumhuriyetinin uluslararası hukuka göre kurulduğu yler ULUS meydanıdır Bu meydanın kenarındaki eski bir okul binası  meclise  dönüştürülerek , millet temsilcileri ile bu binada  Türk ulus devletinin resmen açılışı yapılıyordu . 23 Nisan I923 Cuma günü , Hacıbayramda kılınan öğle namazından sonra  bütün temsilciler ULUS  meydanının yanıbaşındaki binaya gelerek , Kuvayı Milliye’nin önderi olan Mustafa Kemal’in    Türkiye Büyük Millet Mleclis’ini açış konuşmasını dinliyorlardı . Meclis’in açılydrığı  gün aslında Türk devletininde kuruluş anı oluyordu ,çünkü İstanbul’daki eski  devlet Sevr Antlaşması ile teslim olduğu için  , ülke bir yılı aşkın bir süre devletsiz kalmıştı . Atatürk’ün Samsun’a çıkışı üzerine  gündeme gelen Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra  Ankara’ya gelmesi üzerine , yeni devlet bir Türk devleti olarak başkent Ankara’da kuruluyor ve   ULUS meydanının yanıbaşında bir Türk  ulus devleti resmen oluşturulurken , aslında Türk Ulusu’da modern anlamıyla  tarih sahnesine çıkıyordu . Lambadan çıkan devin tekrar  lambaya sokulamaması gibi bir durum böylece gerçekleşiyor ve  devletin kurucusunun söylediği gibi sonsuza kadar yaşayacak  Türkiye Cumhuriyeti Türk Ulusu’u ile beraber tarih sahnesindeki yerini alıyordu .
            ULUS meydanı  devletin kurulduğu ve Türk ulusunun tarih sahnesine çıktığı yer olmasına rağmen  yıllar geçtikce geride kalmış ,başkent Ankara  Yenişehir doğrultusunda gelişmeler gösterirken , ULUS meydanı tarihi kale bölgesi ile beraber ilgisizliğe uğramış ve kent yaşamındaki merkezi konumunu yitirmiştir . Sümerbank ve İş Bankası gibi  binalar meydanın yanıbaşında   bakımsız kalmışlar , kapitalist  sistemin  giderek yaygınlaşması üzerine  meydanın bütün çevresini çarşı ve Pazar konumunda rant tesisleri  kaplamışlardır . Bugün ULUS meydanının görünüşü içler  ac ısı bir durum göstermekte , tıpkı Türkiye Cumhuriyeti gibi sahipsizliğe terkedilmiş görünmektedir .Ankaralılar bu duruma çok üzülmekte , Türk ulusunun tarih sahnesine çıktığı alanının  piyasa koşullarında rant tesislerine terk edilmesine karşı çıkmaktadırlar . Şimdiye kadar gelmiş olan Belediye yönetimleri de kentin yeni gelişme alanlarına öncelik verdikleri için  ,Bir tarih kenti olan eski Ankara ilgisizliğe terkedilmiş ,hele yaşayan cumhuriyet rejiminin kuruluş  yeri olan ULUS meydanı ile hiç yakından ilgilenilmemiştir .  Kentin son dönem Belediye yönetimi ise , sürekli olarak rant getiren inşaat ve ihale işlerine öncelik verdiği için bu tarihi bölge ve kültür mirası ile hiç yakından ilgilenmemiş  tarihi ULUS bölgesini  köhne görünümü ile piyasa koşullarına terketmiştir .
         Türkiye Cumhuriyetinin bitirilmeğe çalışıldığı bugünlerde , bu ulus devleti kurmuş olan Türk Ulusunun yeni bir tarihi çıkış  yapmasına gerek vardır . Ancak böylesine bir çıkış ile  Türk Ulusu , ulusal varlığını koruduğunu ve bunu geleceğe dönük olarak  sürdüreceğini  ortaya koymalıdır . Türk toplumunun bütün ulusal demokratik kuruluşları ve ülkemizde görev yapan tüm meslmek kuruluşlarının biraraya gelerek , ULUS  meydanında toplanarak  dünya kamuoyuna ulusal bir  seslenişte bulunmaları gerekmektedir . Dünyanın merkezi coğrafyasında  yer alan  Anadolu yarımadası , Türklüğün onbin yıllık tarihinin  günümüzde  yaşatıldığı yer olarak ,Türk devletine ev sahipliği yaparken ,Türk ulusu da egemen bir varlık olarak devletine sahip çıktığını tüm dünyaya ULUS  meydanından haykırmalıdır . Tarih sahnesine ULUS meydanından çıkan modern Türk ulusu , yüzyıla yakın bir süre sonra gene aynı meydandan dünyaya seslenerek , emperyalist güçlerin Türk ulusal varlığına son verme girişimlerine karşı  çıktığını ve gerekirse tıpkı Kuvayı Milliye günlerinde olduğu gibi Misakı Milli sınırları içinde  yaşayan Türk ulusunun bütün fertleriyle hiç bir ayırıma gitmeden tek bir vücut halinde birleşerek  milli mücadeleye devam  edeceğini  herkese duyurmalıdır .   Eski Meclis binasında toplanacak bir  bir ulusal kurultay , bütün milli demokratik kuruluşların temsilcileriyle biraraya gelmeli ve Türk ulusunun her türlü ayırımın ve altkimlikçiliğin ötesinde  ulusal varlığını sürdürmeğe kararlı olduğunu  tüm dünyaya açıklamalıdır .
          Bu doğrultuda ULUS meydanı yeniden düzenlenmelidir . İş Bankası binası bir ekonomi müzesine dönüştürülürken , Sümerbank binası da  mlli sanayi müzesi olarak kamuoyunun ilgisine açılmalıdır . Atatürk heykelinin arkasındaki  çarşı binaları ise  hemen kamulaştırılmalı ve bu alana  bütün ulusal kuruluşların  kullanabileceği ,gerekirse merkezlerini taşıyabileceği bir büyük ULUS EVİ  projesi devletin öncülüğünde  yapılmalıdır . Anafartalara kadar uzanan alan üzerinde geniş bir yapılanma çerçevesinde yer alacak ULUSEVİ projesi , Türk ulusunun tarih sahnesine çıktığı alan olan ULUS meydanınını ölümsüzleştirecek ve gelecek kuşakların  bu alandaki Türk  ulusal varlığını  izlemesini sağlayacaktır . Ankara Palas’ın  devlet konukevi olarak değerlendirilmesi son derece doğru bir uygulama olmuştur .Şimdi ikinci aşama olarak  bu binanın üst kısmındaki çarşı alanının yıkılması ve bunun yerine büyükçe bir ulusal kültür sarayının yapılması gerekmektedir . Böylesine büyük bir  kültür merkezinin binalarını ve salonlarını kullanacak olan milli demokratik kuruluşlar ya da ulusal kültür kurumları , emperyalizmin desteği ve finansmanı ile Türk ulusalvarlığını yoketme doğrultusunda çalışmalar gösteren dışa bağımlı ve emperyalizmin Truva atı konumundaki sivil toplum kuruluşlarına karşı  yeni bir ulusal dengenin kamuoyuna yansımasını sağlayacaktır . Atatürk heykelinin etrafını saran  meydan daha da genişletilmeli ve  ulusal doğrultudaki mitinglere  yüzbinlerin katılmasını sağlayacak yeni bir yapılanma ile ULUS meydanı  gerçek büyüklüğüne kavuşturulmalıdır .Milli günlerde Türk ulusunun temsilcileri ve milli demokratik kuruluşlar bu meydanda  toplanarak Türk ulusunun sesini bütün dünyaya duyurabilmelidir . Türk ulusu  tarih sahnesine çıktığı  ULUS  meydanında her zaman varlığını gösterebilmeli ve sesini dünyaya duyurabilmelidir . Bu  meydan Türk ulusu ile bütünleşmeli ve ulusal varlığın toplanma yeri olarak , Türk devletinin bir anlamda yaşam merkezi olmalıdır .
           Ankara Belediyesinin ULUS projesini  hayata geçirmeğe hazırlandığı bu aşamada , meydanın altından tünel açmakla bu işin bitmeyeceğini  söylemek gerekir . ULUS meydanının altı kadar üstü de değerlidir . Tünel inşaatlarıyla  meydanın altında yeni rant tesisleri  aranacağına ULUS meydanının tarihi anlamının bugün  ulusal kamuoyuna daha fazla yansımasını sağlayacak yeni yapılanmalara  öncelik vermek gerekmektedir .  Atatürk heykelini çevreleyen  çarşıların bütünüyle kaldırılması , ULUSAL KÜLTÜR MERKEZİ ile  ULUS EVİ projelerinin meydanı çevreleyecek biçimde bir an önce yapılması zorunludur . Bu tür ulusal ve kamusal alanlarda bir araya gelecek Türk ulusunun fertleri ve kuruluşları , Türk ulusal varlığının daha etkin bir biçimde sürdürülmesini  sağlayacak ve yeni dönemin ulusal kurtuluş ve varoluş mücadelesini , gene ULUS  meydanı üzerinden yürütme şansını elde edebileceklerdir . Tarih sahnesine ULUS  meydanından çıkan Türk ulusu gene aynı meydan da varolma mücadelesini yepyeni biryapılanma doğrultusunda sürdürebilecektir . Aünkara Belediyesinin önce bu gerçekliği bilmesi ve yerin altından önce yerin üstüne  öncelik vermesi gerekmektedir .Ancak böylesine bir yaklaşımla  Türk ulusu ,başkent Ankara’daki ulus devletini yaşatırken gene ULUS meydanında biraraya gelerek  varlığını tazeliyebilecektir .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder