YENİDEN RÜZGARLI
SOKAK
Prof.Dr.ANIL ÇEÇEN
Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara’da bir
zamanlar basın vardı . Her devletin başkentinde olduğu gibi ,Türk devletinin
başkentinde de etkili bir basın
dünyası oluşturulmuştu . Devleti kuran
partinin genel merkezi ve bağlı kuruluşları içerisinde Ulus
gazetesinin basımevi de Rüzgarlı sokak da olduğu için ,daha
sonra çıkartılan yeni yayın organları da Rüzgarlı sokağı merkez olarak seçmişlerdi . Türk devleti Ulus
meydanının yanıbaşında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin
açılmasıyla kuruluşunu tamamladığı için
, devleti kuran Halk Partisinin genel
merkezi de Ulus meydanının yanıbaşında ve Rüzgarlı sokağın girişinde yer almıştı . Türk ulusu tarih sahnesine
başkent Ankara’dan çıkarken ,Ulus meydanı ilk adımın atıldığı yer oluyordu .
Devleti kuran parti bu meydanın hemen yanıbaşında yer alan Rüzgarlı sokağın girişinde genel merkezini kurarken , ulus devletin sesi
olarak Ulus gazetesi de hemen parti
genel merkezinin yanıbaşında yayın
hayatına başlıyordu . Bu aşamada Ulus devletin kurulduğu meydanın adı ULUS
olarak belirlenirken , gene ulus devleti kuran Halk Partisinin yayın organının
adı da ULUS olarak belirleniyordu . Ulus meydanı tarih sahnesine çıkıldığı yer
olarak cumhuriyet tarihinin başında
yerini alırken , ULUS gazetesi de hemen
bu meydanın yanıbaşında Rüzgarlı sokakta
kurulan basımevi aracılığı ile Türk ve
dünya kamuoyuna sunuluyordu .
Cumhuriyetin ilk
kurulduğu günlerden başlayarak Rüzgarlı
sokak başkent Ankara basınının merkezi olmuştur . Atatürk ve ulusal kurtuluş
savaşının yanında yer alan o dönemin gazetecileri ,Türk devletinin ulusal
basınını Rüzgarlı sokakda biraraya gelerek oluşturmuşlardır . İstanbul
hükümetinin Sevr Antlaşmasıyla teslim
olmasından sonra ,Türk ulusal kurtuluşunun merkezi Ankara olmuş ve Kuvayı
Milliye hareketi buradan yönlendirilmiştir . Atatürk’ün gazetesi ULUS Rüzgarlı sokakta yerini aldıktan sonra
,gerçek cumhuriyet basını başkent Ankara’nın Rüzgarlı sokağında gelişmiştir . Teslim olan İstanbul’da işbirlikçi ve mandacı çevreler yabancı
sermaye ile finanse ettikleri yayın organları ile Anadolu’da sürdürülen ulusal kurtuluş
hareketini karalamak için her yolu
denerlerken , Rüzgarlı sokağın binaları
içerisinde vücut bulmağa başlayan ulusal basın organları teker teker yayın
hayatına giriyorlardı . Cumhuriyetin ilk yıllarında ULUS’un öncülüğünde
başlayan bu oluşum , ikinci dünya savaşı ve sonrasında da gelişerek devam etmiş
ve küreselleşme öncesi döneme kadar
varlığını sürdürmüştür . Türkiye Cumhuriyeti savaş ylıllarının zorluklarını
aşarken . Rüzgarlı sokakda çalışmalarını
sürdüren Ankara basınının önde gelen bir rolü olmuştur . ULUS’un öncülüğünde
Ankara basını ,hem Türk devletinin hem de Türk ulusunun sesi olarak , zor dönemlerin
aşılmasında büyük bir rol oynamıştır .
Savaş sonrası dönemde
demokrasiye geçilmesiyle beraber ABD destekli Demokrat Parti iktidara gelmiş
ve kısa zamanda kendisine bağımlı bir
basın yaratabilmek üzere , devletin olanaklarıyla desteklenen bir besleme basın yaratmıştır . Basın İlan
Kurumunun oluşturulması bu durumu önlememiş aksine kurumlaştırmıştır . Devletin
olanakları hükümetten yana bazı gazetecilere tahsis edildiğinde çapsız patronların sahipliğinde son derece kötü ve yetersiz gazeteler
çıkartılmağa başlanmıştır . Hümetler kendi adamlarını patron yapmak ve
onların çıkardığı gazetelerle kendi çıkarları doğrultusunda kamuoyu
oluşturmak üzere harekete geçince , Rüzgarlı sokağın her apartımanında bir
besl.eme yayın organı yer almağa başlamıştır . Atatürk döneminde devlet olanaklarının seferber edilmesiyle
oluşturulan ulusal basının Rüzgarlı sokaktaki
yapılanması , demokrasiye geçiş ile beraber gaündeme gelen besleme basın
yüzünden durmuş ve zaman içerisinde yozlaştırılmıştır .Ulusal
kurtuluş savaşının bütün heyecanının başkent
basını aracılığı ile Rüzgarlı sokak
üzerinden Türk kamuoyuna taşındığı dönem
geride kalmış yerine küçük patronların
besleme basın maceraları geçmiştir . Gazetecilikten gelen küçük patronlar okuir
yazar olduklarından ya kendilerini büyük yazar sanmışlar ya da resmi ilan destekleriyle zenginleşince ilk
gördükleri genç bayana aşık olarak kendilerini şair oylarak ilan etmişlerdir .
Bu durumun ortaya çıkmasında lise mezunu
olmasına rağmen Atatürk’ün partisinin
genel sekreterliğine bir şairin gelmesi etkili olmuştur . ULUS gazetesinden
yetişen bu gazeteci yazar ve şair önplana geçince , Rüzgarlı sokağın
gazetecileri de ya yazar ya da şair olarak kendilerini ilan etmişlerdir . Bu
sokağın yazarı ve şairi bol olunca , çeşitli köşelere meyhaneler açılmış ,
Rüzgarlı sokak gazete merkezleri ve basımevlerinin yanısıra ,entellektüel meyhanelere de sahip olmuştur .
Rüzgarlı sokak
cumhuriyetin ilk yılları kadar ,sonraki dönemde yaşanan savaş yılları ve soğuk
savaş dönemlerinde de son derece canlı
bir basın yayın merkezi olmuştur . ULUS meydanı ve civarında yer alan lokaller ve
lokantalar , basın kadrolarının uğrak yerleri olmuş , bu mekanlarda atan başkentin nabzı ertesi gün yayınlanan
gazeteler aracılığı ile kamuoyuna
sunulmuştur . Ulus meydanında dünyaya
ilan edilen Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara , sonraki yıllarda artan nüfusu ile yenişehir alanında genişlemiş , Yeni mahalle
ve Bahçelievler gibi semtler inşa edilirken , ULUS başkentin merkezi olarak
varlığını sürdürmlüştür . Türkiye Büyük Millet Meclisinin Bakanlıklardaki
yeni binasına taşınmasına kadar Ulus
meydanı Ankara’nın merkezi olmağa devam etmiştir .Yirminci yüzyılın ikinci
yarısında Ankara bozkıra doğru yayılıp genişlerken kentin entellektüel merkezi de Kızılay ve
Çankaya hattında genişleme içine
girmiştir . Bu aşamadan sonra ULUS
meydanı ile beraber ,Rüzgarlı sokağın da eski konumunu yitirdiği
görülmektedir . Yarım yüzyıl sonra , basın ve yayın organlarının yavaş yavaş
Rüzgarlı sokaktan uzaklaşmağa başladıklyarı görülmüştür .
Bugünün Ankarası artık
beş milyonluk nüfusu ile bir metropol kent konumuna gelmiştir . Nüfusun hızla
artması kenti genişletirken , tek
merkezli yapılanmanın yerini çok merkezli bir düzen almıştır . Ulus’un yanısıra
, Kızılay,Çankaya, Yenimahalle,Batıkent ,Çayyolu,Mamak ,Altındağ,Sincan ve eryaman yeni merkz-ezler olarak ortaya
çıkmışlardır .Kent hızla büyürken ,ankara’nın geleceği için yeni plan ve
projeler hazırlanarak devreye sokulmuştur . Eski Ankara’nın yer aldığı ULUS
meydanı çevresinde üç büyük tarih ve kültür projesi devreye sokulmaktadır .
Ankara Kalesi çevresi ile beraber ULUS
meydanı ve çevresi Kültür Bakanlığı ve
Ankara Belediyesi tarafından tarihi merkezler olarak yeniden
düzenlenmektedirler .Ayrıca , ULUS’un yanıbaşında yer alan Gençlik Parkı ile beraber eski Hipodrum alanı ,Atatürk Kültür Merkezi
kurulması hakkındaki kanun gereğince
kültürel alan olarak yeniden düzenlenmektedir . Başkent Ankara’nın orta yerinde
gündme gelen bu üç büyük kültür projesi ,ULUS semtine yeniden tarihi ve
külüterl bir anlam vermekte ve önümüzdeki dönemde bu tarihsel mekanı yeniden yaşayan
bir bölgeye dönüştürmektedir . Bu doğrultuda Rüzgarlı sokağın da yeniden ele alınmasında
yarar vardır . Bu sokağı doldurmuş olan
ticarethaneler ,Yenimahalle yolu
üzerinde açılmış olan eski sanayi bölgelerine kaydırılarak , Ankara Kalesi,
Ulus meydanı ve Atatürk Kültür merkezi gibi üç büyük külytür projesi arasında
kalan Rüzgarlı sokağın da yeniden
canlandırılarak ,eskisi gibi bir basın yayın merkezine dönüştürülmesinde başkent Ankara’nın geleceğe dönük gelişmesi açısından yarar
vardır . Ankara’da halen yayın da bulunan resmi ilan gazetelerinin en kısa
zamanda ciddi basın organlarına dönüşerek yeniden Rüzgarlı sokağa taşınmaları
,Ankara’nın başkent olarak ayakta kalma
mücadelesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır . Yeniden Rüzgarlı sokağa
dönülmesi bir anlamda Ankara’nın yeniden
eskisi gibi güçlü bir başkente dönüşmesine
yardımcı olacaktır . Ankara’yı başkent olmaktan çıkarmak isteyen
emperyalist ve işbirlikçi baskıları devredışı bırakacak önemli bir adım olarak
yeniden Rüzgarlı sokak basını yaratılmalıdır .,

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder